Gönderen Konu: HIDIRELLEZ  (Okunma sayısı 606 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SorkunDer Başkanı

  • Administrator
  • *
  • İleti: 574
  • Karma 2
  • Cinsiyet: Bay
    • SORKUNDER
HIDIRELLEZ
« : Mayıs 05, 2020, 11:50:02 »
HIDIRELLEZ

Yurttaş Hüseyin
Hıdırellezi kutlamak üzere eşim Sema, yeğenlerim İlkay ve Seval ve de nakliye aracımız olan yeğenimin cefakar eşeğiyle rakımı devamlı olarak yükselterek kırkbeş dakikalık yolculuktan sonra eski ormanımıza geldik.

Tarlamızın orta yerindeki harman yerine sergilerimizi serdik.

Tercihim otların üzerine uzanmaktan yana kullandım.

Oh ne rahattı!..

Yeğenler, ormandan çalı çırpı toplayıp geldiler.

Ateşi yaktılar…

Çay suyunu koydular…

Köze de patates soğan attılar…

Ormanın temiz havasını derin derin içime çektim. Gözlerim kapadım zaman tünelinde şöyle bir gezindim...

Kara sabanla, kazmayla çapayla çok ekin ektik, orakla biçtik…

Eşekle taşıdık, düvenle sürdük…

Dağın taşın otunu toplayıp saman yaptık.

Zaman tünelinde gezinti bitecek gibi değildi!

Bu arada  Eşim Sema, yeğenlerim İlkay ve Seval kahvaltıyı hazırlamışlar; haydi kahvaltı hazır diye seslendiler.

Patates, soğan pişmiş…

Biberler közlenmiş…

Kazılan yeşillikler nane, yeşil soğan; küflü keş, tahin, zeytin, zeytinyağı ve de yufka ekmek hepsi serginin ortasındaki bohçanın üzerine dizilmişti.

Çalı çırpı ateşinde yapılan tavşan kanı çaylar doldurulmuş.

Eşim Sema ve yeğenlerim hepimiz sofranın etrafını çevrelemiştik.

Yufkaları serdik, hazırlanan nevalelerden dürüm yaptık.

Dürümleri iki elimizle ısırmaya çaylarımızı da yudumlamaya başladık.

Bu işlemi birkaç kez tekrarlayarak karnımızı iyice doyurduk.

Böylece hep birlikte çok mutlu olduk.

Bu eşsiz zevki yaşatan yeğenlerime  çok çok teşekkür ederim.

Ellerine sağlık…

Vakit epey geçmiş, gün dikilmişti…

Öğlene az kalmıştı.

Yeğenim İlkay ormana gelmişken eşeğe biraz odun sarıp gidelim dedi.

Odunu eşeğe yükleyip köyün yoluna koyulduk.

Yolun yarısındaki çeşmeye varınca, eşeğimiz hatıldan bol bol su içti.

Bizler de çeşmeden kana kana su içtik.

Eşek önümüzde, köye doğru yola devam ettik.

Bu hıdırellez gününde," Hızır Dede"ye rastlamadık.

Rastlasaydık çok fazla bir şey istemiyecektik; sağlık, mutluluk ve huzurdan başka!

Köyümün, dağının ormanın temiz havası, bol güneşi çok güzeldi.

Dünyayı saran kırandan tüm insanlığın şifa bulması ümidiyle; doğanın canlandığı yazın başladığı "Hıdırellez Günü" yurdum insanlarına kutlu olsun!

Hikaye Yazarı: Hüseyin Çetin