Gönderen Konu: BİR FABRİKANIN HİKAYESİ  (Okunma sayısı 177 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı SorkunDer Başkanı

  • Administrator
  • *
  • İleti: 477
  • Karma 2
  • Cinsiyet: Bay
    • SORKUNDER
BİR FABRİKANIN HİKAYESİ
« : Aralık 28, 2017, 11:54:24 »
BİR FABRİKANIN ÖYKÜSÜ

(SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN ÖNCÜLÜĞÜ)

1999 yılında Konya il merkezinde ‘’Bozkırlıar Eğitim, Kültür ,Folklör ve Dayanışma Derneği’’ kurulur.Kurucuları : Yeniköy’lü Yusuf Dülger,Taşbaşı’lı Ahmet Atalay, Taşbaşı’lı Ahmet Halis Aral,Sazlı’lı Durmuş Küçük,Kozağaç’lı Ramazan Uysal, Taşbaşı’lı Ramazan Ünsal ve Arif Arık’tır.
Adı geçen dernek; sosyal ve kültürel etkinlikler yaparak bölge insanının sorunları ile ilgilendi. Bültenler,dergiler yayınlayarak,sempozyumlar düzenleyerek  bölge çok yönlü incelenip,inceletilip  yorumlandı.Sunumlar ve araştırmalar ansiklopedik kitap ve kitapçıklar halinde ilgilenenlerin hizmetine sundu.

2006 yılında yönetim kurulu üyelerinden Çumra eski belediye başkanlarından  Soğucak’lı Zeki Sayacı şu öneriyi getirdi:
Panko Birlik  başkanı ve yönetimi  ile temasa geçelim. Bozkır’a da bir yatırımı programa aldırmaya çalışalım dedi. Panko Birlik başkanından randevu alma görevini üstlendi.Randevuyu aldı. Dernek yönetim  kurulu üyelerinden Zeki Sayacı, Mustafa Yılmaz, Mithat Arı,Ruhsar Loras,Muhsin Ertekin görüşmeye gittiler.Panko Birlik başkanı Recep Konuk sıcak karşıladı.Öneriye de sıcak baktı.Bu öneriyi yönetim kuruluna getireceğim  sözünü verdi.Sağ olsun sözünün arkasında durdu.Bu arada dernek olarak ve etkili ve yetkili  kişiler arkası  bırakılmadı takip edildi.Bozkır’a ‘’pekmez, sirke ve meyve suyu fabrikası’’ kurulması kararını sayın Recep Konuk Panko Birlik genel kurulundan  çıkarttı.Yer arandı,Sarıoğlan’a merkezi oluşu ve uygun arsanın bulunuşu nedeniyle  karar verdiler.
O yıllardaki kapatılan  Sarıoğlan belediye başkanı  226.000 metre kare arsayı fabrikaya tahsis ettirip, bedava verdi. Böylece yer tahsis de yapıldı. Bozkır, Hadim, Ermenek, Taşkent, Sarıveliler, Ahırlı, Yalıhüyük, Güneysınır ilçeleri kısaca bölgenin  üzüm, elma, vişne, kiraz vb. ürünlerinin bu fabrikada işlenmesi ve istihdam sağlanması amaçlardandı.

Panko Birlik, adı geçen ilçelerin ilçe tarım müdürlüklerine ve ziraat odalarına çeşitl üzüm fidanları  ve meyve fidanları dağıttı. Üreticilerin teşvik edilmesi ve fabrikada işlenecek ürünlerin üretilmesi istendi. Bu ürünler üretilirken istihdam sağlanması da amaçlardandı.Bazı bölgeler önemini kavrayarak işi sıkı tuttu.Bazıları ise fazla önem vermedi.

Fabrika 106.000 metre kare kapalı alan ve 120.000 metre kare açık alanda 2015 yılında faaliyete geçti.100 kişinin üzerinde insan istihdam edilmektedir.

Bölgenin üretilen  elmasını, üzümünü ve diğer meyvelerini işlemektedir. Ne yazık ki bölgede yeterli ürün bulunamadığından çoğu ürünü bölge dışından temin etmektedir.

Bu fabrikada  üzüm pekmezi, üzüm ve elma sirkesi, üzüm ve çeşitli meyve suları  üretilmektedir.Büyük marketlerde  ve Torku satış merkezlerinde pazarlanmaktadır.Bu ürünler kontrollü üretildiği için hem sağlıklı,hem de hilesizdir.

Adı geçen fabrikanın oluşumunda öncülük  edenlere Panko Birlik (Torku) genel başkanı  Recep Konuk’a  bölge insanı ne kadar teşekkür etseler azdır. Çünkü bölgenin ilk ve tek köklü kuruluşudur.
Konya Bozkırlılar Eğitim, Kültür, Folklor ve Dayanışma Derneği şu öncülükleri  de yapıp hizmete sunmuştur. 2006 yılında geniş katılımlı I. Bozkır Sempozyumunu yapmıştır. Sempozyum sonunda konuşmacıların sunumlarını kitap halinde bastırmıştır. Kitap 625 sayfa ciltli ansiklopedik özellik taşımaktadır. Sarıoğlan’a fabrika fikrini ortaya atıp gerçekleştirilmesi çalışmaları.2015 yılında II. Bozkır sempozyumu. Bu sempozyum daha geniş kapsamlı yapılmıştır. Uluslar arası katılımcılar da olmuştur. Sempozyumda sunulan eserler Selçuk Üniversitesi Profesörlerinden Hasan Bahar öncülüğünde kitap haline getirildi. Basıma hazır  ansiklopedi niteliğindeki iki ciltlik bu eser maddi nedenden bastırılamamıştır.Şimdilik internet ortamında hizmete sunulmuştur.Kitap internetten II.Bozkır sempozyumu girişiyle rahatlıkla okunmaktadır.İlgilenenlere bu vesile ile duyurmuş da olayım.
II. Bozkır Sempozyumu kitabının kitap olarak basılması gelecek kuşaklara büyük bir miras olacaktır. Yerel yönetimlerin bu konuda duyarlı olması dileğimdir. Konya da kurulu dernekler  il merkezinde yaşayan ve dışarıdan gele Bozkır’lılara danışmanlık görevi yanında olanakları ölçüsünde yardımcı olmaktadırlar. Dernek süreli yayınlarla, dergilerle kültürel faaliyetler yapmaktadır. Yeşil Bozkır dergisini çıkartıp hizmete sunmaktadır.

Bura kadar bir derneğin öncülük ve yaptıklarından söz ettim. Yakından uzağa gideyim dedim. Biraz uzunca oldu kusura bakmayın.
Bozkır insanına hizmet amacıyla kurulmuş çok örgütümüz var. Sivil toplum kuruluşu olan bu vakıf ve dernekler de bölgeye birçok hizmet sunmuş, sunmaktadır.
Bozkırlılar Vakfı  İstanbul, Konya ve Bozkır’a hizmet binaları yaparak  bölge insanının hizmetine sunmuştur. Ayrıca kurulduğundan bu yana üniversitede okuyan muhtaç Bozkır’lı öğrencilere burs vermiş ve vermeye devam etmektedir. En son Bozkır’a  Sağlık Bilimleri Fakültesi açılmak istendi fakat bina yer yoktu. Bozkırlılar Vakfı Bozkır’da yapmış olduğu külliye niteliğindeki binasını bu amaçla kullanılmak üzere hiçbir talepte bulunmadan verdi.Bu büyük bir hizmettir.Ankara’da takip edilirse fakültenin açılmasana hiçbir engel kalmadı.Bozkır insanı emeği geçenlere Allah razı olsun deyip, teşekkür etmesi gerekir.

Diğer dernekler büyük şehirlerde birbirini tanımayan köylüsünü, ilçelisini, hemşehrisini kaynaştırma, tanıştırma görevini yapmış ve  yapmaya devam etmektedir. Yapabileceği kadar bölgesindeki muhtaç ve ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunmaktadırlar. Bölgesindeki okul, cami, suvat gibi ortak kullanım alanlarının ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktadırlar.

Tümünün emek ve yaptıkları yadsınamaz. Hizmet edenlere teşekkür edilmeli, kutlanmalıdır.

Bu yazımı yazmaktaki asıl amacım sorunlara ve yapılabileceklere değinmekti. Yazı ister istemez uzadı. Çünkü böylesi konular kısa yazılamıyor.
STK’ların esas  görevlerinden en önemlilerinden biri istihdam yaratıcı yatırımlara öncülük ve istihsali  değerlendirici  araştırmalar yapmak  olmalıdır.Klasikleşmiş toplantılar,davetler vb.leri elbette önem taşır.İnsanların kaynaşmalarını sağlar ,fakat üretken olması gerekir.Bazı toplantılar esefle söylüyorum’’ gösteriş ve şov’’dan öte gidemiyor.

Bölge birlikleri oluşturularak istihdam ve istihsal artırıcı projeler hazırlanmalıdır. Hazırlanan bu projeler ilgili devlet kurumları ile temasları sıklaştırıp hayata geçirilmeleri sağlanmalıdır. Hayata geçince iş sahaları açılır, üreticide teşvik edilmiş olur. Bunun yararı hem bölgeye hem de ülkeye olur.
Sivil toplum örgütlerinin  maddi güçleri sınırlıdır. Fakat birlikte hareket edildiği takdirde maddi güçten  daha fazla bir gücü olduğu gerçektir. Fabrika örneği, Bozkır’a  açılacak  Fakülte örneği gösterilebilir. Bir kıvılcım  bazen çok şeyin başlangıcı olabilir.

En değer taşıyanlardan biri de bağış ve yardımların bölge insanına yapılmasıdır. Rahmetli dedem ‘’Belenin (küçük tepecik) arkasına hayır yapılmaz’’derdi. Çünkü görmüyorsun, takip edemiyorsun, kontrolsüz olduğundan şüphe götürüyor. Şüphe olduğundan hayrın da hayrı kalmayabiliyor. Çok acıma duygusundan, merhamet duygusundan  yararlanan simsarlar var. Şunu belirmekte yarar görüyorum. Köklü devlet kontrolünde olan Kızıl ay, Mehmetçik vakfı vb.leri bu anlattıklarımın dışında tutmak gerekir.

Sivil toplum kuruluşları  hayır (fitre, zekat, bağışlar, vb) bağışlarını kendi kontrollerinde toplayıp, bölgesi ve bölgesi insanlarının yararına kullanmalıdır. Bu uygulamayı  yapabilen dernekler yok değil. En güzel uygulayanlardan birine Küçükhisarlık derneğini gösterebiliriz. Köyün fitre, zekat ve bağışlarını toplayıp ihtiyaç sahiplerine aracısız ulaştırmaktadır. Özellikle üniversitede okuyan köylülerinden istekte bulunanlara ayrım yapılmaksızın burs vermektedir. Köyün ihtiyaçlarına ve  maddi sıkıntısı olanlara durumuna göre yardımcı olmaktadır. Kutlamak gerekir. Bunu bir örnek olsun diye yazdım. Diğerleri de imkanları oranında hizmet mutlaka yapıyorlardır.

Bozkır’ın  Türkiye genelinde  60’ın üzerinde dernek ve vakıf örgütleri var. Bir ilçe için bu sayı azımsanmayacak bir rakamdır. Birlik oluşturulup bir federasyon çatısı altında toplansa, bölgenin çözülmez sorunu  ve yapılamaz, sonuçlandırılamaz projesi kalmaz görüşündeyim.
İçten güzel temennilerimle saygılar. 24.12.2017

Mithat ARI
Küçükhisarlık Köyünden Emekli Öğretmen
http://sorkunder.com/bir-fabrikanin-oykusu.htm
l