Son İletiler

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 10
21
Haberler / YAŞAYAN DEĞERLER
« Son İleti Gönderen: SorkunDer Başkanı Mayıs 07, 2021, 15:15:22 »
Yaşayan değerler, toplumları birleştirir ve geliştirir.Bu değerlerin bazılarını sıralarsak;
Nimete saygı,
Yalan söylememek,
Haram yememek,
Hak,
Hakkaniyet,
Vicdan,
Duygudaşlık/Empati,
Biz olmak,
Yardımlaşma,
Özgürlük,
Mutluluk,
Dürüstlük,
Alçak gönüllülük,
Sevgi,
Barış,
Huzur,
Saygı,
Sorumluluk,
Sadelik,
Hoşgörü/Tolerans,
Birlik,
V.b. . .
Prof.Dr. Psk. Doğan Cüceloğlu ifadesiyle;
"Söz konusu yaşayan değerler toplumsal sağlığın bağışıklık sistemini oluşturur.
Bir başka deyişle yaşayan değerler bir toplumun gizil gücüdür. Nasıl ki insanın bağışıklık sistemi güçlü ise hastalığa yakalansa dahi biraz ateşlenip yatağa düşmeden atlatır; bir toplumda yaşayan evrensel değerler varsa, o toplum da belki sarsılır ama hasta olup yatağa düşmez."
Toplumsal yaşam, huzur ve barış içinde gelişerek sürer gider.
Yurttaş Hüseyin
SorkunDer Başkanı
22
Haberler / E S K İ B A Y R A M L A R
« Son İleti Gönderen: SorkunDer Başkanı Mayıs 01, 2021, 14:37:12 »
E S K İ   B A Y R A M L A R

     Yaşamın  her döneminin ayrı güzellikleri vardır.  Eski bayram ve belli günlerin ayrı bir güzelliği vardı. Bayramlar ve belirli günler yine var fakat eski insanlar yok. Samimiyet ,duygudaşlık , insaf, merhamet, yardımlaşma gibi insanı insan yapan değerlerin azaldığını veya yok olduğunu üzülerek görüyoruz.
    Burada geçmişte yazdığım bir alıntıyı aktarıyorum. Önümüzde  Ramazan bayramı var. Belli bir yaşta olanlar o günleri  anılarında yaşasın, gençler  vay be desin diye.  Bayramınızı şimdiden kutlarım.
  Dini bayramlardan önce bayram hazırlıkları yapılırdı. Bunların en önem¬lisi ‘bayram kömbesi’ hazırlanmasıdır. El değirmenlerinde çekilen bulgur gözenekleri un eleğinden büyükçe olan, bulgur eleğinden elenirdi. Eleğin üstündeki kalanlar bulgur, alta geçenlere bulgur unu(Düğü) denirdi. Elde edilen bulgur unu(düğü-irmik) teknede fazla koyu olmayacak şekilde(Biraz akışkan) arife günü akşamı mayalanmaya bırakılırdı. Arefe günü sabahı erkenden kalkılır, kömbe tavasında(tın tava, demir saçtan yapılan çeşitli ebatlardaki tava) tek tek yağlanarak pişirilirdi. Kömbelerin pişmesi için muharada(ocakta) bir düzenek kurulur. Üste bir sayacak(saç ayağı) onun üstüne de tava ve tavanın üstüne ters çevrilmiş saç konulurdu. Mayalanmış kömbe hamuru tavaya konur alttan ateş yakılır, üstteki sacın üstüne de kor veya hafif ateş yakılırdı. Kömbeler iki ateş arasında nar gibi kızarırdı. Daha güzel görünsün istenirse üstüne yumurta sürülürdü. Bu yumurta sürme işi bulağaç denilen tavşanın arka ayağı ile yapılırdı. Bu tek tek kömbe pişirme işi arife sabahına; hatta kuşluğuna kadar sürebilir. Kömbe pişirme işlemi sırasında arada bir ateşe yağ atılır, bacadan yağın kokusu etrafa yayılırdı. Bu, o ocağın(evin, hanenin) içinde soyun devam ettiğini geçmişine duyurma, eski bir Türk geleneğidir. Ocağın tütsün dileği ve ocağın sönsün ilenci bundan olsa gerek… 
Arife günü sabahleyin erkenden mahallenin çoçukları küme küme kapı¬ları dolaşarak kömbe dişirirler (isterler, devrişirler). Topladıkları kömbeleri her küme aralarında av yarı pay yarı eşit olarak paylaşıp hisselerine düşenle¬ri evlerine götürürler. Bu kömbeler, çocuğa aittir, başkaları yiyemez.
Bayram adetleri eğlenceleri arife gününden başlar. Erkekler öğle ya da ikindi, camiiden sonra toplu halde kabir ziyaretine gidip dua ederler.
Bayram günü sabah namazı ve bayram namazı için erkekler cami de top¬lanırlar. Kadınlar sabah namazından önce kuyulardan, çeşmelerden testileri¬ni doldurup getirirler. Bu suların zemzem olduğuna inanılır.
Erkekler bayram namazından gelinceye kadar kadınlar sofra hazırlarlar. Hazırlanan bu sofralar erkeklerle birlikte, cami önüne götürülerek bayram yemekleri topluca yenilir. Kadınlar evde yerler. Yemekten sonra bayramlaş¬ma başlar. Bayramın barik (mübarek) olsun diyerek tokalaşırlar. Her aile yaş¬lılarını bayramlamaya gider. Gençler cami önlerinde, odalarda toplu halde bulunan büyükleri bayramlarlar.
Kurban bayramlarında, bayram namazından sonra hemen kurban kesi¬mine başlanır. Öküz, deve kesenler, etleri bölüşüp evlerine taşıyıncaya ve ka¬dınlar etrafı temizleyip süpürünceye kadar, kurbanlığın ciğeri de kavrulmuş, yenmeye hazırlanmış olur.
Kurban etinden yedi pay ayrılarak kurban kesememiş yedi haneye bi¬rer pay verilinir. Kalanlar kavurma yapılır, dağarcığa konulur. Kaburgaları ala etli güneşte kurutulur. Davarın karnına gelen yerlerinden sırım dilinerek yine güneşte kurutulur. Kuru kaburgalar kışın yemeklere özellikle tarhana aşına bir parça atılır. Sırımlar korda çözdürülerek (ateşte sucuk kızartır gibi) birer lokma ağza atılarak dakikalarca çiğnenip et tütüsü alınır. Kalan etli ke¬mikler büyük bir bakır tencerede ya da küçük bir haranada sabaha kadar lığla(iyice pişme) gibi pişirilerek ertesi günü sabahleyin haşlama olarak yenilir. Bazı köylerde de bu pişirilmiş etler cami önünde her evden gelenlerle bir kazanda karıştırılarak ısıtılıp topluca yenilinir.
İşkembeler karın kavurması yapılır. Kuyruk ve iç yağları sızdırılıp don yağı elde edilir. Yağı süzülünce kalana ‘kakırt’ denilir ki soğanla yufka ekmeğe dürülüp yenilir. En sona kalan kelle ve paçalar ateşte ütülerek tütülüce pişirilir.
Bütün yıl ete alışmamış mideler kurban bayramlarında, genellikle bozulur.
Bayram bitinceye kadar işe-güce gidilmez. Yalnız keşik davarı, sıra kime gelmişse gütmek zorundadır. Keşik davarın güdülmesinde hiçbir aksama, hiçbir haksızlık olmaz. O nedenle Bozkır köylüleri: ‘Bizim hükümetin işleri keşik davarı gibi aksamadan yerine getirilirse Türkiye’nin sırtı yere gelmez’ derler. Bayramda hayvanların çifte (tarla sürme) yüke koşulması günah sayı¬lır, yaş ağaç kesilmez. ‘Bu ağır mübarek günlerde’.
Bayram süresince köyün içinde gezip eğlenmek, oyunlar oynayıp hoşça vakit geçirip dinlenmek, küsleri barıştırmak bayramların iyiliklerindendir.

Bu bayramları yaşayan biri olarak, o günleri özlemle anar tüm dost, akraba ve sevenlerime Ramazan Bayramını en içten dileklerimle kutlarım..

Mithat Arı
(Bu alıntı Mithat Arı’ nın Bozkır Dedikleri isimli kitabından alınmıştır.)
23
Haberler / 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı'nın 101. Yılı
« Son İleti Gönderen: SorkunDer Başkanı Nisan 22, 2021, 23:10:38 »
23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı'nın

101. Yılı Kutlu Olsun

Cumhuriyet kolay kurulmadı.

Osmanlı İmparatorluğu, Sevr Antlaşmasını imzalayarak kendini imha ettikten sonra Atatürk önderliğinde yeni bir devlet kurmak üzere yola çıkıldı.

Amasya Genelgesi ile; milleti, yine milletin kendisinin azmi ve kararlılığının kurtaracağını beyan edilerek Kurtuluş Savaşı başlatılmıştır.

Cumhuriyet rejimine giden bu süreçte, ilk adım, 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasıdır.

Kurtuluş Savaşı bir tek kişinin tek başına aldığı kararlarla kazanılmadı.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin verdiği kararlarla Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Türk Milleti ile kazanılmıştır.

Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nın nasıl kazanıldığını Nutuk/Söylevinde anlatmıştır.

Tüm yurttaşlarımızın okuması gerekir.

Bu duygu ve düşüncelerimle;

Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan; kaderde, kıvançta ve tasada ortak duygulara sahip tüm yurttaşlarımızın ve çocuklarımızın,

23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı'nı kutluyorum.

Hüseyin Çetin

SorkunDer Başkanı

ANDIMIZ

Türküm,

Doğruyum,

Çalışkanım,

İlkem;

Küçüklerimi korumak,

Büyüklerimi saymak,

Yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ey büyük Atatürk;

Açtığın yolda,

Gösterdiğin hedefe,

Durmadan yürüyeceğime and içerim.

Varlığım;

Türk varlığına armağan olsun.

Ne mutlu Türküm diyene!
24
Haberler / DÜNYA SU GÜNÜ
« Son İleti Gönderen: SorkunDer Başkanı Mart 22, 2021, 12:37:49 »
Dünya Su Günü/22 Mart
Biz bu dünyayı atalarımızdan miras değil, geleceğe bırakacağımız emanet aldık.
Habitat/bitkinin doğal olarak yetiştiği yeri, yurdunu bozmayalım.
Ekoloji/canlıların hem kendi aralarındaki hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilimdir.
Dünyanın yüzeyinin ¾ su ile kaplıdır.
Türkiye'nin de üç tarafı sularla çevrilidir.
Metabolizmamızın % 70'ine yakını sudan oluşuyor. Doğal yaşamın sürdürülmesi için su vazgeçilmezimizdir.
Doğamızı/çevremizi tahrip etmeyelim. Sanayii ve evsel atıklarla, suyumuzu kirletmeyelim. Suyu idareli kullanalım.
Dünya geleceğinde canlı yaşamın sürmesi için çevremize karşı duyarlı olalım.
Su, insanların geleceği olduğu unutulmamalı sahip olduğumuz kaynaklar hepimizindir.
Hüseyin Çetin, SorkunDer Başkanı
25
Haberler / NEVRUZ/BAHAR BAYRAMI KUTLU OLSUN
« Son İleti Gönderen: SorkunDer Başkanı Mart 21, 2021, 10:40:09 »
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu,
3000 yıldan beri kutlanmakta olan Pers kökenli bu şenliği, 2010 yılında Dünya Nevruz Bayramı ilan etmiştir.
28 Eylül – 2 Ekim 2009 arasında
Abu Dhabi’de hükümetler arası toplanan Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu, nevruzu Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi ‘ne dahil etmiştir. 2010’dan başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart’ı “Dünya Nevruz Bayramı” olarak kabul etmektedir.

Kuzey Yarımkürede doğanın canlanmaya başladığı gün olan 21 Mart Dünya Nevruz Bayramı Kutlu Olsun.

Hüseyin Çetin, SorkunDer Başkanı
26
Haberler / EKİNOKS NEDİR
« Son İleti Gönderen: SorkunDer Başkanı Mart 21, 2021, 10:28:30 »
Ekinoks nedir ?
Ekinoks (gün-tün eşitliği, gece-gündüz eşitliği) Güneş ışınlarının Ekvator'a dik vurması sonucunda aydınlanma çemberinin kutuplardan geçtiği an. Gündüz ile gecenin eşit olması durumudur. Yılda iki kez tekrarlanır.21 Mart İlkbahar Ekinoksu - 23 Eylül Sonbahar Ekinoksu
Kuzey ve Güney Yarım Küre, Güneş ışınları öğle vakti Ekvator’a 90°'lik açı ile düşer. Gölge boyu Ekvator’da sıfırdır. Güneş ışınları bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre’ye dik düşmeye başlar. Bu tarihten itibaren Güney Yarım Küre’de geceler, gündüzlerden uzun olmaya başlar. Kuzey Yarım Küre’de ise tam tersi olur. Bu tarih Güney Yarım Küre’de Sonbahar, Kuzey Yarım Küre’de İlkbahar başlangıcıdır. Aydınlanma çemberi kutup noktalarına teğet geçer. Bu tarihte Güneş her iki kutup noktasında da görülür. Dünya’da gece ve gündüz süreleri birbirine eşit olur. Bu tarih Güney Kutup Noktası’nda altı aylık gecenin, Kuzey Kutup Noktası’nda ise altı aylık gündüzün başlangıcıdır.Kuzey Yarıküre'de yaklaşık olarak 21 Mart İlkbahar Ekinoksu - 23 Eylül Sonbahar Ekinoksu'dur.Güney Yarıküre'de yaklaşık olarak 21 Mart Sonbahar Ekinoksu - 23 Eylül İlkbahar Ekinoksu'dur.
Kaynak: milliyet.com.tr
27
Haberler / ÇANAKKALE ZAFERİNİN 106. YILI KUTLU OLSUN
« Son İleti Gönderen: SorkunDer Başkanı Mart 18, 2021, 10:00:27 »
Çanakkale Savaşı veya Çanakkale Muharebeleri, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir.
18 Mart 1915 Çanakkale Zaferinin
106. yılında, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Gelibolu Yarımadasında savaşan ve o topraklarda kefensiz yatan binlerce şehidimizi ve gazimizi saygı, minnet ve şükran duygularımla anıyorum.
Ruhları şad olsun.
Hüseyin Çetin, SorkunDer Başkanı
28
Haberler / MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ TARIMDIR
« Son İleti Gönderen: SorkunDer Başkanı Şubat 01, 2021, 18:51:31 »
MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ TARIMDIR
Tarım ve hayvancılık desteklenmelidir.
Devletlerin kalkınması tarım ve hayvancılıkla başlar; ağır sanayii ile zirve yapar.
Türkiye tarımda kendi kendine yetebilen
7 ülkeden biriydi!
Son yıllarda üreten sıkıntılı, tüketen sıkıntılı.
Ne yapılmalı:
Tarım ve  hayvancılık; uzun yılları kapsayan planlar ve programlarla yapılmalıdır. Çiftçi teşvik edilmelidir. İthalat ile tehdit edilmemelidir. Bugün ucuz bulduğun bir ürünü alırsın ama gelecekte üretmeyince  çok daha pahalıya almak zorunda kalırsınız; tabii ki döviziniz  varsa.
Hep birlikte yerli tohumla üretelim. En az  kendi kendimize yetecek kadar üretelim fazlasını da satalım. Gayrisafi milli hasılaya katkı sağlayalım.
Yerli malı halkın malı herkes ondan kullanmalı; deyip hemen çalışmaya başlayalım.
Hüseyin Çetin, SorkunDer Başkanı
29
Haberler / SU KIYAMETİ
« Son İleti Gönderen: SorkunDer Başkanı Ocak 11, 2021, 22:07:28 »
Dünyanın 3/4 sudur ama % 1 i içilebilir.

SU YOKSA YAŞAM DA YOKTUR ! . . .
SUYUMUZU KİRLETMEYELİM !  .  .  .
SUYUMUZU İDARELİ KULLANALIM !  .  .
SU KIYAMETİNİ KOPARMAYALIM ! . . .
"Toplumsal bilinç tüm canlıları korur."
Hüseyin Çetin, SorkunDer Başkanının
30
Haberler / YENİ YIL VE YILBAŞI
« Son İleti Gönderen: SorkunDer Başkanı Aralık 31, 2020, 10:59:43 »
YENİ YIL VE YILBAŞI

Her yılbaşı/sene sonu geldiğinde yılbaşı kutlaması yapılırdı yapılmazdı tartışması yapıla gelir. Dilimin döndüğünce yeni yıl ve yılbaşı ayırdımını ifade etmeye çalışacağım.

Miladi yıl takvim yada Gregoryen takvim:Jüliyen takvimin yerine Papa XIII.Gregoryen tarafından yaptırılan takvimdir.

Miladi tarih başlangıcı ve Dünya'nın Güneş etrafındaki dönüş süresi 365 gün 6 saatlik bir zamanı "bir yıl" olarak kabul eder.

Dünya'da birçok devlet tarafından da kullanılan miladi takvim, senede 10,8 saniye hata oranıyla en güvenilir ve hassas takvimdir.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde, önce Hicri takvim, sonrada 1 Mart yılbaşı kabul eden Mali Takvim kullanılmıştır. 26 Aralık 1925 Tarihinde kabul edilen kanunla 1 Ocak 1926'dan başlayarak Gregoryen takvim benimsendi. 1 Mart mali/bütçe yılbaşı olarak 1982 yılına kadar devam etmiştir. Bu tarihten itibaren Türkiye'de de takvim yılı ve bütçe yılı 1 Ocak olarak uygulanmaya başlanmıştır.

Hıristiyanlar, bayramlarının ve yılbaşının bir araya gelmemesi için uğraş vermişler. Katolikler, Hz.İsa Peygamber'in doğum gününü 25 Aralık olarak, dirilişini de 25 Mart olarak kabul etmişler.
Bu nedenle Hristiyanlar, 25 Aralık'ta Hz. İsa'nın doğum gününü noel, 25 Mart da ise Hz. İsa'nın dirilişini paskalya yortusu/kutsal günleri olarak kutlamaktadırlar.
Ama, hıristiyanların çoğunluğu alış verişleri de içine katarak pratik olarak 25 Aralık Noel gününü yılbaşı 1 Ocak'ı birleştirerek kutlarlar.

Bu açıklamalardan sonra gelelim kendimize yani müslümanlara:
İlk Peygamber Hz.Adem Aleyhisselâmdan son Peygamberimiz Hz.Muhammed Aleyhisselam dahil hepsine Allah'ın elçileri ve insanlığın rehberleri oldukları için kendilerine dua ederiz.

Ama, biz müslümanlar, Hz.İsa'nın doğum gününü çeşitli etkinliklerle anıp kutlamayız. Müslüman olup da kutlayan varsa ben bilmiyorum; aklım erdi ereli. Kendi ailemde de bugüne kadar herhangi bir noel etkinliği olmamıştır. Ve de olmayacaktır da. Genelde yılbaşı günlerinde aile içi toplantılar düzenlenirdi.

Çocuklar büyüdüğü için sevinirlerdi. Yaşlılar ise ihtiyarlamanın verdiği bir hüzünle geçmişin muhasebesini yaparak geleceğe ait esprilerini paylaşırlardı.

Tabii ki kış ayı olduğu için geleneksel arabaşı çorbamız hamuru ile sıcak sıcak içilirdi. Hatta içerken hamurunu çorbanın içine düşüren büyüklere başka bir gün içilmek üzere arabaşı yapma cezası verilirdi.

Son yıllarda ülkemizin etnik ve dini yapısı dikkate alınmadan cepheleştiren ifadeler kendilerini bilmezler tarafından yazılıp çizilmektedir. İnsanlarımız arasına  bilerek veya bilmeyerek ayrıştırıcı ifadelerle fitne sokmak isteyenlere fırsat vermeyelim.

Bu yıl ise tüm dünya devletleri salgın hastalıkla/corona virüsü ile mücadele etmektedir. Bu virüsü tedavi edecek bir ilaç da henüz bulunamadı. Bari aşı çalışmaları eski zamanlara oranla daha kısa sürede yapıldı. Emeği geçenlere teşekkür eder, gönül borcum olduğunu ifade etmek isterim.
Toplumsal sağlık tedbirlerine öncelikle uyalım. Aşımızı yaptıralım. Tüm dünya bu illetten kısa sürede kurtulur; inşallah! . . .

Sağlık çalışanlarımızın özverili çalışmalarına rağmen birçok insanımızı kaybettik. Test sonuçları can kayıplarımızın 2021 yılında da devam edeceğini göstermektedir.
Sağlık çalışanlarımıza da sağlık, sabır ve başarılar diliyorum.

Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

2020 yılını, karantina günleriyle ve çeşitli  sıkıntılarla bitirdik. Bu sıkıntılardan kendimize bir ders çıkaralım.
Geçmiş yılların da muhasebesini yapalım. Geleceğe ait hayallerimizi ve umutlarımızı yenileyelim. Takdiri Allah'a bırakalım.

Bu duygu ve düşüncelerimle birlikte;
Miladi 2021. yeni yılımızın, salgın hastalıklardan kurtulduğumuz, güzel hayallerimizin ve umutlarımızın gerçekleşeceği bir yıl olması dileğiyle;
tüm gönül dostu hemşerilerimizin yeni yılını kutlar esenlikler dilerim.

Hüseyin Çetin
SorkunDer Yönetim Kurulu Başkanı
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 10